Kategoriler
Makale

Nasıl Okumalıyız?

Popüler Olmuş Her Yazar Beğenilmek Zorunda mı?

Geçtiğimiz günlerde takip ettiğim bir sosyal medya sayfasında bir okuyucunun Hasan Ali Toptaş’ın bir kitabını tamamlayamadığı ve yarım bıraktığı ile alakalı bir paylaşıma rastladım. Elbette hepimizin başına gelen bir durum bu. Bazı kitapları doğru zamanda okumak gerektiğini düşünüyorum. Bazı kitapları ise ne kadar doğru zamanda okursak okuyalım maalesef bize bir şekilde hitap etmiyor. Yazarı kim olursa olsun farketmez. Dostoyevski dünyaca ünlü bir yazar diye herkes beğenmek zorunda değildir.

Bu konuyu açmamın sebebine gelince; bu arkadaşımızın paylaşımının altında bir çok yorumlar yapılmış ama en çok dikkatimi çeken yorum ise tam olarak alıntı yapamasam da özet olarak şu şekilde idi: ” Bazı kitaplar ve bazı yazarlar belli bir birikim sonrasında anlaşılabilir. Hasan Ali Toptaş gibi bir üstadın kitabının yarım kalması normal şartlarda kabul edilemez.” diyerek kitabı yarım bırakan arkadaşımıza bana göre acımasızca bir eleştiride bulunmuş.

Bu eleştiriden sonra kendi okumalarıma göz attım. Bugüne kadar onca okumalarım arasında benim de yarım bıraktığım kitaplar oldu. Mesela Patrick Süskind’in Koku adlı kitabı büyük beğeniler toplamasına rağmen maalesef kitabın yarısına gelmeden bırakmak zorunda kalmıştım. Daha öncesinde de buna benzer yarım bıraktığım kitaplar oldu. Peki ben henüz yeterli birikime sahip değil miyim acaba? diye düşündüm.

Kitap Okurken Dikkat Ettiğim Noktalar

Kendi iç muhasebemi yaparken okurken nasıl hareket ettiğimi ve nelere dikkat ettiğimi düşündüm? Mesela bir dönemin yazarının kitabını okurken yazarın yaşadığı ülkesinin o dönemdeki siyasal,ekonomik,sosyal ve kültürel yapısını okumaya başlamadan önce mutlaka incelerim. Daha sonra da yazar hakkında bana yetecek kadar bilgiye sahip olur ve en son olarak da okuyacağım kitapla alakalı çeşitli sitelerden okuyucu yorumlarına göz atarım. Bu şekilde kitabı okurken hikayeye gerek zaman ve mekan yönünden gerekse hikayenin karakterlerine daha iyi hakim olduğumu düşünüyorum.

Tüm bu hazırlıkları yapmama rağmen eğer bir kitabı yarım bırakıyorsam o kitap benim için gerçekten de kötü yazılmış bir kitaptır. Yazarın dili ve üslubu bana hitap etmemiştir ya da hikayenin konu bütünlüğünde bana göre sıkıntılı bir durum vardır. Bu kitabın yazarı kim olursa olsun okuyup zaman kaybetmek istemem açıkçası.

Bir Kitabı Okurken Yeterlilik Şart mı?

Yukarıda bahsetmiş olduğum eleştirinin sahibine şu konuda hak verebilirim. Şayet okuyacağım kitabın konusu teknik bir bilgi gerektirir yani bu tarihi bir bilgi olur,ekonomik bir bilgi olur, coğrafi bir bilgi olur ya da bunlara benzer direkt bilgi gerektiren konu başlıkları olur o zaman birikim denilen şey tabi ki de şarttır. Mesela Nazım Hikmet Ran bu coğrafyanın en değerli şairlerinden biridir. Şiir sevebilmek için temel bir altyapı gerekir. Herkes şiir sevemez. Şimdi hiç şiirden anlamayan birine Nazım ustanın şiir kitabını verdiğinizde 3-5 sayfadan sonra sıkılıp koyacaktır kenara. İşte o insana sen bu kitabı ve yazara okumaya yeterliliğin yok denilebilir. Onun dışında okuduğumuz kitaplar için bir birikim sahibi olmamız gerektiğini düşünmüyorum. Hasan Ali Toptaş’ ı anlayabilmek için hangi yollardan ve süreçten geçmemiz gerekir ki? Demek ki bu yazarımızın kitabını okuyan arkadaşımız yukarıda da bahsettiğim gibi ya gününde değildir ya da yazarın kalemini beğenmemiştir.

Okuyalım da nasıl okursak okuyalım

Daha önce okumakla alakalı yazmış olduğum bir makalede bahsetmiştim. İncelemek isteyenler https://www.kitapofisihakan.com/makale/kitap-okumak-istiyorum/ linkinden yazıma ulaşabilirler. Zaten bulunduğumuz coğrafyada okuma alışkanlığımız gelişmiş ülkelere oranla oldukça kötü durumda. Okumayı teşvik eden çözümler bulmak gerekirken bir de okuyan insana senin birikimin yok,sen neden bu kitapları okuyorsun, daha edebi kitaplar okumalısın gibi yaklaşımlarda bulunmaktan kaçınmalıyız diye düşünüyorum.

Sizlerin de bu konuda görüşlerinizi paylaşmanızı isterim. Mutlu kalın…

“Nasıl Okumalıyız?” için 2 yanıt

Hay aklına, fikrine, kalemine sağlık. Ne güzel izah etmişsin. Anlayana tabi… Bu konu, ilaç sektörünü anımsattı bana😂. Herkese aynı nitelikte ilaçlar üretip dayatmaya… popüler bir sanatçı sevilmez mi? Sevgi de göreceli değil mi? İnsanları bi rahat bıraksınlar artık… Kalemine sağlık Hakan, çok konuştum ben😁🙋‍♀️

Bence çok konuş çünkü güzel ve doğru tespitlerde bulunuyorsun 🙂 herkes istediği gibi okusun ama yeter ki okusun

yorumlarınız değerlidir