Kategoriler
Makale

Kadın Mutlu,Erkek Uzun Ömürlü

Türkiye İstatistik Kurumu verileri ışığında Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yılında, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi, erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun %49,8’ini kadınlar, %50,2’sini ise erkekler oluşturdu.

Mutluluk ve Sağlıklı Yaşam

Yine aynı araştırmalardan alınan verilere göre erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,1 yıl daha uzun olduğu ortaya çıktı. Buna göre Türkiye’de sağlıklı yaşam süreleri kadınlarda 56,8 yıl iken erkeklerde bu süre 59,9 yıl olarak hesaplandı. Buna rağmen Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonucuna göre 2019 yılında mutlu olduğunu beyan eden kadınların mutluluk oranı %57 iken erkeklerde bu oran %47,6 oldu. Evli kadınların %60,2’si, evli erkeklerin %50,6’sı mutlu olduklarını beyan ederken evli olmayan kadınların ise %49,1’i, evli olmayan erkeklerin %41,3’ü mutlu olduğunu ifade etti. Buradan da şöyle bir tezat durum ortaya çıkıyor aslında. Erkek kadına göre daha az mutlu ancak kadınlara göre daha çok sağlıklı yaşıyor :). Yani bu parametlere göre mutluluk azalırken sağlıklı yaşam süresi daha çok artıyor. Akıllara şöyle bir soru geliyor. Acaba sağlıklı yaşam süresini artırmak için mutsuz mu olmak gerekiyor? 🙂 Bu veriler beni oldukça derin analizler yapmaya sevketti açıkçası.

Evlilik İstatistikleri

Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2019 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,0 iken  erkeklerin 27,9 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 28,4 yaş, erkeklerde 31,1 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu iller ise kadınlarda 21,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,0 yaş ile Şanlıurfa oldu. Mesela bu verilerde de tuhafıma giden şey şu oldu. Evlenme yaşının en yüksek olduğu iller genellikle büyük şehirler olması gerektiği düşüncesindeydim. Çünkü metropollerde kadın ve erkek istihdam oranı taşraya göre daha fazla. Çalışma hayatının yoğun ve acımasızca geçmesi insanlarda evlilik düşüncesini hem fikren hem zaman olarak hem de maddi olarak daha geri plana atması gerektiğini düşünüyorum. Tunceli bu konuda beni şaşırtan illerden biri olmuştur açıkçası.

Eğitim Düzeyinde Kadın Sayısının Artışı

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre; 2008-2018 yılları arasında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranının yıllar itibarıyla arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %81,1 iken 2018 yılında %90,1 oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında, kadınlarda %72,6, erkeklerde %89,8 olan bu oran, 2018 yılında sırasıyla %84,5 ve %95,9 oldu.

En az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2008 yılında %9,8 iken 2018 yılında %19,9 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı %7,6, erkeklerin oranı %12,1 iken bu oran 2018 yılında kadınlarda %17,5, erkeklerde ise %22,4 oldu. 

Bu veriler ise beni daha çok mutlu etti. Özellikle kadın nüfusunun eğitim düzeyinde bir artış eğiliminde olması, toplumda kadının yerinin ve öneminin daha belirleyici olması açısından oldukça önemli. Elbette bu oranlar hala istenilen seviyede değil ancak geçmiş yıllara oranla daha iyi durumdayız diye düşünüyorum. Umarım sonraki yıllarda bu oranlar daha da yükselecektir.

Çalışma Hayatında Kadınlar

Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2018 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,0 yıl, erkeklerde 39,3 yıl oldu.

Ücretli çalışanların brüt kazançları, ekonomik faaliyet kolu ayrımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretin 7 bin 492 TL ile “bilgi ve iletişim” ekonomik faaliyet kolunda olduğu görüldü. Bu sektörü, 6 bin 559 TL ile “finans ve sigorta faaliyetleri” sektörü izledi. En düşük aylık ortalama brüt kazanç ise 2 bin 872 TL ile “konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri” sektöründe elde edildi. Bunu 2 bin 999 TL aylık ortalama brüt kazanç ile “idari ve destek hizmet faaliyetleri” sektörü izledi. 

Ekonomik faaliyet koluna göre elde edilen brüt kazanç cinsiyet ayırımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 6 bin 428 TL ile “finans ve sigorta faaliyetleri” sektöründen, erkeklerin 7 bin 974 TL ile “bilgi ve iletişim” sektöründen elde ettiği görülürken en düşük aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 2 bin 663 TL ile erkeklerin ise 2 bin 974 TL ile “konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri” sektöründen elde ettiği görüldü.

Kadınlar Erkeklerden Daha Düşük Ücretlerle Çalışıyor

Cinsiyete dayalı ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücreti içindeki yüzdesi olarak tanımlanır. Bu gösterge, yıllık ortalama düzenli brüt ücret kullanılarak hesaplandı. Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda ve tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleşti. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda %7,7 oldu. Bu fark, en fazla %28,8 ile meslek lisesi mezunu erkekler ve kadınlar arasında görülürken en az fark %14,3 ile lise mezunu erkekler ve kadınlar arasında oldu.

Bu veriler de çok hoş veriler değil. Zira iş hayatında kadınların düşük ücretle çalışmasına neden olan faktörler nelerdir? Bunların iyi irdelenmesi gerekir. Erkek nüfus kadın nüfusa göre daha mı vasıflı? Erkek nüfus kadın nüfusuna göre daha mı yetenekli ya da daha mı zeki? Bu ücret uçurumunun kaynağı nedir? Bir erkek olarak merak ediyorum ben de…

Bu verilerin hepsi tüik ‘in resmi sitesinden alınmıştır. Kadın nüfusumuzun toplumda sosyal,kültürel ve ekonomik alanlarda daha çok yer bulmasını umut ediyor ve ilerleyen yıllarda yıkarıda Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alıntı yaptığım verilerin daha çok yukarılara çıkmasını diliyorum.

Mutlu kalın…


 
 

yorumlarınız değerlidir