Kategoriler
Makale

Atakan Kayalar

Türkiye günlerdir bir tek konu konuşuyor. Konu başlığı :Atakan Kayalar. Sosyal medyada nereye bakarsanız bakın ilk 5 haberin içinde bu isme rastlıyoruz. Kim bu Atakan Kayalar peki?

Bir kitabevinde çekilen videosunun sosyal medyada paylaşılması üzerine bir anda gündem olan Atakan henüz 10 yaşında bir kitap kurdu diyebiliriz. Zira bu arkadaşımız 5 ayda 250 kitap okumuş ve okuduğu kitaplar arasında henüz benim ve belki de bir çok okuyucunun okuyamadığı felsefi kitaplar da var.

Bu güzel ve ilgi çeken konuyla alakalı sosyal medyada tartışma zemini kurulmuş. Ben de konu kitap ve okuyan biri olunca bu zemini yakından takip etmek istedim. Tartışmanın ikiye ayrılan tarafı var. Bir taraf henüz 10 yaşındaki çocuğun bu kadar kitap okumasının doğru olmadığını ve yaşıtları gibi sokakta çocukluğunu geçirmesi gerektiğini düşünmektedir. Hatta bunu savunanlar arasında bu kardeşimize çok ağır ithamlarda bulunanlar bile var. Birisi de demiş ki “ülkemizde kuran ı kerimi hatmetmiş binlerce çocuk var. Onlar bu şekilde gündem olmuyor. İki tane felsefi kitap okudu diye çocuğu önümüze filozof olarak çıkarıyorsunuz”… Diğer tarafta da destekleyici ve övgüler yağdıran bir kesim var.

Şimdi burada mevzu Atakan’ın yaşı ya da okuduğu kitaplar değil. Okumak elbette biz okuyucular için büyük mutluluklar duyduğumuz bir eylem. İsteriz ki bu mutluluğu içinde bulunduğumuz coğrafyada geniş kitleler yaşasın. Çünkü okumak, hem mutluluk sağlar, hem de bir toplumun kültür seviyesini ve buna bağlı olarak gelişmişlik düzeyini artırır. Okumuş bir toplum her alanda gelişim sağlar. Bir ülke düşünün; ülkeyi yönetenlerden tutun da toplumun büyük bir kesimine kadar herkesin okumuş,eğitimli,bilinçli ve aydınlanmış olduğu bir toplum… Sizce bu ülkede ekonomik,sosyal ve kültürel alanlarda büyük gelişmeler sağlanmaz mı? Dünya devletleri arasında her bakımdan üstün,ayrıcalıklı ve gıpta edilen bir devlet olmaz mı? Ola ki ülke yönetiminde söz sahibi olmuş ve politika bataklığında insanî duygularını yitirmiş yöneticilerin bu toplumu istediği gibi yönetme şansı olabilir mi?

Medya 10 yaşındaki Atakan’ı linç ediyor

Neden bunlardan bahsediyorum? Çünkü Atakan kardeşimizin mevzusunda yine her zamanki gibi bir sınavdan geçiyoruz. Ülkenin okumuşu da okumamışı da bu konuyu tartışıyor. Bu tartışma ortamını körükleyen bir medya var ortada. Her gün haberi yapılıp milletin ortasına atılıyor bu çocuk. Bu çocuğu kendi ellerimizle yok etmek için canla başla mücadele ediyoruz. Biri de çıkıp demiyor ki noluyoruz arkadaşlar ya! 10 yaşında daha küçücük bir çocuk bu. Okuduğu kitaplar yüzünden bu çocuğu linç etmeye nasıl hakkınız olabilir? Televizyonlara haber eden, çocuğu canlı yayına çıkaran yönetici kılıklı insanlar; siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Bu çocuğu ekranlarınıza çıkarıp, sırf üç kuruşluk reyting uğruna hayatı boyunca bir kitap okumamış cahil bir kesimin önüne nasıl atabiliyorsunuz? Sosyal medyada küfürler hakaretler yağdıran iğrenç kesim; siz gerçekten insan mısınız? Karşınızda büyük yaşlarda ve suç işlemiş birisi yok. 10 yaşında bir çocuk var. Nedir bu gözü dönmüşlük?

Günlerdir hayretle ve üzüntüyle izliyorum. Konu artık öyle yerlere geldi ki hem çocuk mağdur oldu hem de sanki okumak bu kadar zararlı bir şeymiş gibi algı yaratıldı. Olaya en son Aile Bakanlığı da el attı ve “Çocuklarımızın hepimizin ortak sorumluluğu olduğunun bir kez daha altını çizerek; çocuk ve aile ile ilgili çalışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için basın kuruluşlarımızın ve sosyal medya kullanıcılarının hassasiyetini beklemekteyiz.” sonunu bu şekilde bağladığı bir beyanat vermek durumunda kaldı.

Ne çok yetkili ağız varmış memlekette

İşin en trajikomik tarafı ne biliyor musunuz? Tartışmanın içinde yer alan kesimin büyük bir kısmının kitap ve kitap okumaktan bihaber olması. Hayatında 50 sayfa kitap okumamış ama çıkıyor bu yaşta bu çocuğun kitap okuması iyi degil diyebiliyor. Çocukluğunu yaşasın, sokaklarda koşsun oynasın, her şeyin yeri ve zamanı var diyen çocuk psikolojisinden anlayan binlerce pedagog çıktı piyasaya. Ne olacak canım bizim cemaatte kuranı kerimi hatmetmiş binlerce çocuk var. Neden onlar gündeme gelmiyor diyen dini bir kesim de var. Yani böyle bir mevzuda onbinlerce yüzbinlerce yetkili ağızlar ortaya çıktı. Şaşkınlık içindeyim.

Ne yapmalıydı ?

Atakan ile ilgili daha bilimsel, daha ayakları yere basan eleştirilere ise çok saygı duyuyorum. Çünkü bu açıklamayı gerçekten konusunda uzman olmuş yetkili insanlar yapmaktadır. Bu çocuk elbette kitap okusun ama yaşıtlarıyla nasıl düzgün iletişim kurmalı, çocukluğunu daha uygun hangi şartlarda nasıl yaşayabilmeli, eğer ileri seviyede bir zekaya sahipse hangi eğitim süreçlerinden geçirilmeli ve nasıl değerlendirilmeli gibi teknik ama yapıcı yaklaşımlarda bulunan herkesi saygıyla ve ilgiyle dinlerim. Çünkü olması gereken de bu zaten.

Okumak mutluluktur

Son olarak öncelikle yazılı ve görsel basın yöneticileri başta olmak üzere sosyal medyada çığırtkanlık yapan tüm cahiller o kirli ellerinizi ve ağzınızı bu küçücük çocuğun üzerinden çekin. Önce okuyun, okumayı sevin,insanları sevin,doğayı sevin, yaşadığınız dünyayı güzel görmeye çalışın sonra en yetkin ağızla gündem olmuş konularda görüş bildirin. Okumak konusunda o çok eleştirdiğiniz Atakan size her zaman yardımcı olacaktır.

“Atakan Kayalar” için 2 yanıt

Hasılı kelam, ağzı olan konuşuyor. Gerçekten üzüldüm çocuğun düştüğü duruma. Bir taraftan balon gibi şişiriliyor; diğer yandan yerden yere vuruluyor. Bu kadar çok kitap okumuş olması beni gururlandırdı ancak okuduğu kitaplar yaşına uygun muydu? Bu konuda merakta kaldım. Aynı yaşta oğlum olduğu için bi düşündüm.

O konuyla alakalı eleştiriye olumlu bakarım. Elbette o kadar ağır kitaplar bünyeye uygun olmayabilir

yorumlarınız değerlidir