Kategoriler
Edebiyat Roman

Paris ve Londra’da Beş Parasız

Soğuk bir ocak ayının son gününde kafamı kaldırdığımda saatin sabah 5 olduğunu farkettim. Henüz yeni bitirmiş olduğum kitabın analizini yapmak için koyu bir kahvenin iyi geleceğini düşünerek mutfağa girdiğimde belli ki kitabın da etkisiyle önce şükrettim halimize. Zira kitap baştan sona parasızlığın, berduşluğun ve açlığın en dibe vurulmuş halini gözler önüne sermekteydi. Sıcak kahvemi yudumlarken aslında kendimi kötü hissetim. Çünkü dışarıda bu sefaleti yaşayan yüzbinlerce belki de milyonlarca insanın olduğu gerçeği kahvemin o harika aromasını bir anda yok etti.

Gerçek bir yaşam öyküsü


Paris ve Londra’da Beş Parasız kitabını okumadan önce bu kitabın aslında sevgili George Orwell’in gerçek yaşam öyküsü olduğunu maalesef bilmiyordum. Biraz araştırma yapınca kitabın tamamen kurgudan uzak, yazarın 1930 lu yıllarda Paris ve Londra’da yaşadığı dönemlerde başından geçen parasızlığı ve sefaleti kaleme aldığı bir otobiyografi olduğunu öğrendim. Hem de öyle bir sefaletin içine düşmüş ki tıpkı Knut Hamsun’un Açlık kitabını okurken hissettiğim o duyguların aynısını yaşadım.

Paris ve Londra’da sefalet içinde geçen bir yaşam



Kitap iki bölümden oluşuyor. Yazar ilk olarak Paris günlerini anlatmış. İşsiz kaldıktan belli bir süre sonra parasız kalıyor ve iş aramak için yollara düşüyor. İş arayışı sürecinde de günlerce açlıkla mücadelesine tanık oluyoruz. Lüks bir otelin mutfağında iş bulur ancak günde 17 saat çok pis şartlarda çalışır. İtilir kalkılır her türlü hakarete aşağılanmalara maruz kalır. Orada çalıştığı sürece iş ortamıyla ilgili çok detaylı tespitlerde bulunmaktadır. Hatta öyle tespitler var ki dışarıda o çok lüks görünen restoranların mutfağında yaşanan hijyenle alakalı mevzulardan dolayı bir süre dışarıda yemek yemeyeceğim sanırım.😊 Kitabın ikinci bölümü ise Londra ayağında geçmekte. Orada da şansı yaver gitmeyen yazarımızı çok kötü günler beklemekte. Hükümetin berduşlarla ilgili sağladığı ahırdan beter barınaklarında günde iki margarinli ekmek ve çay içerek hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

George Orwell’i 1984 ve Hayvan Çiftliği kitabıyla hatırlayanlar bir de bu kitabıyla yazarı tanımanızda fayda var diye düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar.

Mutlu kalın…

“Paris ve Londra’da Beş Parasız” için 2 yanıt

İlhan Berk’in, ” Yazmak, mutsuzluktur; mutlu insan yazmaz.” sözü ne kadar da doğru. Orwell’ i sayende çok seviyorum. Okuduğum kitapları beni hiç yanıltmadı. Külliyatını tamamlamaya kararlıyım inşallah. Keyifli okumalar dilerim.

yorumlarınız değerlidir