Kategoriler
Edebiyat Öykü

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları

Geçenlerde tanıtımını yapıp sepetime atıyorum dediğim Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları kitabını alır almaz elimde mevcut okuduğum Çehov ‘un Seçilmiş Hikayeler kitabına ara verip büyük bir heyecanla ve merakla okumaya başladım. Çünkü Ayşegül Kocabıçak ile ilk tanışmamız olacaktı bu kitap. Bugüne kadar yazar hakkında ve kitapları hakkında hiç bilgim yokken tesadüfen internette rastladım. O gün sepete atılacaklarda bugün postuyla tanıtımı instagramda yayımladım. Hislerime hep güvenmişimdir. Biraz da yazarımızın Ankara’ da yaşıyor olması ve benim de Ankara kökenli olmamdan kaynaklı bir etkileşimde olmuş olabilir. Sadece şu kadarını söyleyeyim iyi ki tanımışım sizi bu kitabınızla. 79 sayfaya o kadar çok şey sığdırılmış ki kitap bittiğinde yaşamış olduğum duygu yoğunluğunu ancak yüzlerce sayfadan oluşan bir kitaptan çıkarabilirdim.

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları kitabı hakkında yazar Ayşegül Kocabıçak ile yapılan program

Kitap 3 bölümden ve her bölümde 5 er adet hikayeden yani toplamda 15 hikayeden oluşuyor. Her öyküde inanılmaz güçlü ve samimi bir duygu var. Öyle süslü püslü anlatımlardan ziyade oldukça sade günlük hayatta konuştuğumuz dilde yazılmış ve o dil o kadar güzel kullanılmış ki bütün öykülerde yan karakter olarak ben de vardım sanki. Zaten kitabı okuduğunuzda hepimizin evinde mahallesinde köyünde çevresinde birebir tanık olduğumuz tüm yaşanmışlıklara her öyküde rastlayabiliyorsunuz. Her öyküde inanılmaz duygular yaşıyorsunuz.

Final yazmakta zorlananlar yazarımızı okusunlar

Bazı öykülerin öyle finalleri var ki zamanında 500-600 sayfa okuyup da saçma sapan final yapan kitaplara ve yazarlarına ağır tepkiler verdiğimi hatırladıkça o yazarların hepsine Ayşegül Kocabıçağı referans gösterip işin içinden çıkamadığınız finaller olursa lütfen bu yazarımızla irtibata geçin size yardımcı olur şeklinde mailler atasım geldi.

15 hikayenin hepsi birbirinden çok değerli. Ancak en çok hangileri derseniz ilk sırada ilk öykü olan “Olmaz mı”. Kömür madeninde babasını kaybeden küçük çocuğun acılarını o kadar doğru aktarmış ki finalde söylediği sözlerin hala etkisindeyim. Onun dışında “Şak”, “Annemin Sustukları”, “Kırmızı Ayakkabı”, “Balerin”,Demiryolu Hikayecileri, Mektup” enlerim arasında. Ama dediğim gibi diğer hikayelere haksızlık etmek istemiyorum onlar da apayrı lezzet.

Bu sıcak samimi kitaptan sonra yazarın Run Gülüzar Run kitabını sipariş ettim. O kitabı da ilerleyen zamanlarda sizlerle paylaşacağım.

Mutlu kalın…

“Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları” için 3 yanıt

yorumlarınız değerlidir