Kategoriler
Edebiyat Roman

Ölmek

Bazı aşklar vardır ölümüne sevdiğimizi haykırırız. Tıpkı şarkılarda söylendiği gibi yaşamak hüner değil seninle ölmek istiyorum, Sensiz yaşayamam, vs vs. Hep düşünmüşümdür cidden böyle bir ruh hali olabilir mi ya da varsa bunu iddia eden şahıs pratikte bu kahramanca sarfettiği sözleri uygulayabilir mi? Yoksa laf olsun göz boyansın diye mi yapılır bu lakırdılar? Bir dönem kafamda sanki başka işim gücüm yokmuş gibi böyle şeyleri düşünürdüm😊


Söz verirken iyi düşün

Büyük bir aşk yaşıyorsunuz ve tabiri caizse deliler gibi seviyorsunuz birbirinizi. Onsuz cennetin bile cehennem sayıldığı bir dönem geçiriyorsunuz. Bir gün sevdiğinizin ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğreniyorsunuz ve 1 yıl ömür biçiliyor sevdiğinize. Başlarda o büyük üzüntüyle ben sensiz yapamam deyip ben de seninle ölmek istiyorum gibi laflar ediyorsunuz. Sonra hastalığın artık iyice şiddetini artırdığı dönemlerde bu ettiğiniz büyük lafı hasta sevgiliniz size hatırlatıyor.😊 “Tek başıma ölmek istemiyorum sende benimle gel. Hani bana söz vermiştin” diyor? Böyle bir durumda ne yapardınız?

Eser tam bir Stefan Zweig tadında bir eserdi. Ölümünü bekleyen bir hastanın yaşamla ölüm arasında geçen o karmaşık duyguları o kadar derin yansıtılmış ki okuduktan sonra inşallah zamansız bir ölüm yaşarım dedim. Düşünün en geç 1 sene sonra öleceğinizi biliyorsunuz. O 1 seneyi hangi psikolojide nasıl yaşardınız? Kitapta bu kişinin ruh haline tüm gerçekliği ile tanık olmaktayız. Aynı şekilde sevdiği insanın ruh hali ve sadakati ise çok iyi irdelenmiş. Oldukça sarsıcı bir hikaye olduğunu belirtmeliyim.

Mutlu kalın

yorumlarınız değerlidir