Kategoriler
Edebiyat Roman

Mtsenskli Lady Macbeth

Arjantinli yazar Alberto Manguel şu yorumu yapıyor: “Leskov olmadan Bulgakov olmazdı, Çehov da, dahası Garcia Marquez de, Julio Cortazar da olmazdı. Leskov kelimenin tam anlamıyla bir hikâye anlatıcısı: O dünyayı resmediyor, yaratıyor. Tüm ihtişamı, dehşeti ve büyüsüyle…”

Tolstoy: “Dostoyevski’nin bu kadar çok okunması gariptir. Buna karşılık, Leskov’un okunmamasını bir türlü anlayamıyorum”

Bu iki yorumu okuduktan sonra Leskov ile tanışmaya karar verdim ama tolstoy beni bu yorumuyla çok güldürdü. O dönemin yazarlarına dikkat ediyorum hep birbirini gömme gayreti içindeler😊

William Shakespeare‘in unutulmaz karakteri Lady Macbeth tam 360 sene sonra yani 1865 yıllarında Nikolai Leskov tarafından farklı bir kurguda işlenmiştir. 1865 yılında Dostoyevski’nin ‘Epoch’ adlı dergisinde yayımlanan bu hikaye, 1934’te opera olarak sahnelenmiş,1962’de ise ‘Sibiryalı Lady Macbeth’ olarak filme uyarlanmıştır. William Oldroyd ise 2016 da tekrar filme uyarlamıştır.

50 yaşında zengin bir tüccarla evlenen genç ve güzel Katerina kocasının ilgisizliği ve iktidarsızlığından dolayı sıkıcı bir hayat sürmektedir. Bir gün kocasının iş nedeniyle uzun bir süre eve gelmemesi üzerine malikanede çalışan işçilerden Sergey ile aralarında yakınlaşma olur ve sonrasında Katerina’nın hırslarına,güce olan düşkünlüğüne ve caniliğine tanık olmaktayız.

İçerisinde barındırdığı mesajlarla kalemine hayran kaldığım yazarın bu kitabında kısa bir öykü daha yer alıyor ama o öyküyü çok tuttuğumu söyleyemem.

İşin ilginç yanı 2013 yılına kadar hiçbir kitabı çevrilmeyen bu yazara yukarıda bahsettiğim övgülerin olması nasıl bir çelişkidir. Türk okuru neden böyle bir kalemi geç tanıdı anlamak mümkün değil.

Mutlu kalın…

“Mtsenskli Lady Macbeth” için 2 yanıt

Sayende iyi kalemlerle tanışma fırsatı yakalıyoruz. Çok teşekkürler, iyi okumalar dilerim.😊👌

yorumlarınız değerlidir