Kategoriler
Edebiyat Roman

Martin Eden

Gerçek Bir Kahraman

Bugün hiç bitmesin dediğim bir kitapla karşınızdayım. Bitmesin istedim çünkü Martin Eden karakterine sonsuza kadar eşlik edebilecek bir güç ve istek buldum kendimde. Kitabı okurken hepimiz Martiniz hepimiz Edeniz diyerek haykırmak geldi içimden.😊 Hepimizin hayatında sevdiğimiz uğruna kalıp değiştirmişliklerimiz olmuştur mutlaka. Martin Eden’in hikayesi de tam olarak bu mevzu üzerine başlıyor.

Zengin kız Fakir oğlan



Kahramanımız bir gün zengin bir ailenin çocuğu olan Arthur’u serserilerin elinden kurtarır ve bunun üzerine Arthur jest yaparak O’nu evlerine yemeğe davet eder. Eve geldiğinde evin hoş kızı Ruth ile karşılaşır ve Martin için hayat o anda bambaşka bir yönde ilerlemeye başlar. Kitabın ilk başlarında zengin kız fakir oğlan konulu Türk filmi tadında bir aşk hikayesi olacak diye biraz endişelendim. Hiç tarzım olmayan bir mevzuyken sayfaları atladığımda karşıma bambaşka lezzette bir hikaye ortaya çıktı.Martin karakteri cahil,eğitimsiz ve alt sınıfa dahil olan varoş bir hayatın içinden çıkmış genç bir denizci iken, Ruth eğitimli, kültürlü zengin ve üst sınıfa dahil bir ailenin kızıdır. Aşık olduğu kız uğruna kendi sınıfından kurtulup Ruth ile aynı dilden konuşabilme uğruna yaşam tarzından tutun da konuşma tarzına kadar herşeyini değiştirme gayreti veren Martin’in olağanüstü çabalarını okurken etkilenmemek mümkün değil.

Jack London’ın hayat hikayesini okuduğunuzda  Martin Eden’in aslında yazarın bir yansıması olduğunu görmekteyiz. Yarı otobiyografik roman türü diyebilecegimiz bu kitapta hem burjuva sınıfına hem işçi sınıfına çok ağır göndermelerde bulunan yazar, Martin karakteriyle her iki sınıfın eleştirisini okuyucuya çok anlaşılır bir üslupla yansıtmıştır.

Özellikle kitabın ortalarından sonra Nasrettin Hocanın “ye kürküm ye” deyiminin ne demek olduğunu daha iyi anlayabildiğimiz bölümler çok ilgimi çekti. Martin bu bölümlerde karakterli duruşuyla benim gözümde gerçek bir kahraman oldu.

Kitabın çevirisi oldukça iyidi. Sayfa sayısının fazla oluşu sizi ürketmesin zira sanki Zweig’ ın az sayfalı kitapları gibi bir solukta okuyup bitirebileceginiz akıcılıkta bir roman. Herkese iyi okumalar diliyorum.

“Martin Eden” için 4 yanıt

Jack London’ u çok severim. Daha önce de Demir Ökçe ve Beyaz Diş’ i okumuştum. Martin Eden’i de merak ediyorum. Yorumun yine çok başarılı👌 tebrik ediyorum.

yorumlarınız değerlidir