Kategoriler
Edebiyat Roman

İstanbul’da Bir Merhamet Haftası

Bir gün e postanıza uzun zamandır görüşmediğiniz eski bir dostunuzdan mail gelir. “Şimdi sana bir resim yolladım. Bu resme bakarak otomatik bir şeyler yaz. Yazacağın şeyler resimle alakalı da olmayabilir. Sende ne uyandırıyor, senin için ne ifade ediyor. Bunları yazmanı istiyorum. Toplamda 7 gün 7 ayrı resim yollayacağım. Sen dahil 7 kişiye bu resimleri yollayacağım ancak hiç biriniz birbirinizi tanımıyorsunuz. Neden böyle bir şey yapıyorsun dersen bu benim ileride üzerinde çalışacağım bir projenin parçası.” İstanbul’da Bir Merhamet Haftası kitabının konusu tam olarak böyle başlamaktadır.

7 gün boyunca mailinize bir resim geliyor ve siz yazmaya başlıyorsunuz. Sizle beraber 7 kişi her gün mailine gelen resimle ilgili farklı görüşler belirten birer yazı hazırlıyor. 7 farklı resim 7 farklı göz ve 7 farklı yorum. 7 kişinin bu resimler üzerine yazmış oldukları yazılar öylesine ilginç noktalara geliyor ki, itiraflar, geçmişle hesaplaşmalar,aşklar,özlemler ve buna benzer bir çok duygu değişimlerini bir arada görebiliyoruz. Hatta itiraf edeyim bu  farklı resimlerle alakalı ben de 8.kişi olarak katıldım. Ortaya çok farklı duygu geçişleri çıktı.

Projenin sahibi gerçeküstü resimler yapan ünlü ressam Max Ernst‘in Merhamet Haftası adlı çalışmasından derlediği kolajı sergilemiştir. Gerçekten de birbirinden ilginç farklı resimler vardı. Oldukça da keyifliydi diyebilirim.

Kitabın edebi yönü çok öne çıkmasa da Murat Gülsoy bence harika bir iş çıkarmış. Bir kitapta 7 farklı karaktere bürünüp 7 farklı hikayeleri ele alması harikaydı. Gerçekten de okurken kitabı ayrı ayrı 7 kişi yazmış gibi hissediyorsunuz.

İstanbul’da Bir Merhamet Haftası şu ana kadar  Çince, Makedonca, Bulgarca’ya  ve Arapçaya çevrilmiş.

Benim için oldukça farklı bir deneyim oldu. Sizlerin de beğeneceğinizi düşünüyorum.

Bir önceki paylaşımıma buradan ulaşabilirsiniz.


Mutlu kalın…

yorumlarınız değerlidir