Kategoriler
Edebiyat Roman

Deli Kadın Hikayeleri

Beş Sevim Apartmanı kitabıyla gönlümde taht kuran Mine Söğüt’ün Deli Kadın Hikayeleri kitabını büyük bir beklenti içerisinde aldım. Öncelikle şunu söyleyeceğim ya bu kitabı okurken doğru bir modda değildim ya da hangi modda olursam olayım yine aynı şeyleri söyleyeceğimi düşünüyorum. İşin gerçeği beklentilerimi çok karşıladığını söyleyemeyeceğim.

21 adet öyküden oluşuyor ve her öyküde ya delirmiş ya da delirmenin eşiğine gelmiş farklı kadınların hikayesini anlatmış Mine Söğüt. Kitabı bitirdikten sonra kitapla ilgili bende hayranlık bırakan 2 şey oldu. Birincisi 21 tane deli kadını yazmak ve her kadının ruh halini yansıtmak, derinliklerine inebilmek ve onların gözünden dış dünyayı nasıl gördüklerini anlatabilmek için gerçekten de deli olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Eğer ki Mine Söğüt cidden deli değilse o zaman geriye tek bir seçenek kalıyor:kesinlikle çok yetenekli ve iyi bir gözlemci…

İkinci hayran olduğum şey ise gerek kitap kapağının tasarımı gerekse kitabın içindeki çizimler inanılmaz güzel. Mine Söğüt’ün karikatürist eşi olan ve uzun yıllar kendisini hayranlıkla takip ettiğim Bahadır Baruter’in çizimleri beni benden aldı.

Dediğim gibi çok fazla içine giremediğim bir okuma oldu. Belki ilerleyen zamanlarda tekrar okuduğumda farklı bir lezzet alabilirim. Kitabı okuyanlar varsa aramızda belki daha farklı yorumlar alıp tekrar okumama vesile olurlar. Herşeye rağmen Mine Söğüt çok farklı bir kalemi olan marjinal bir yazar bence. Benim için farklı bir deneyim, kitaplığım için ise değişik bir renk oldu Deli Kadın Hikayeleri.

Mutlu kalın…

“Deli Kadın Hikayeleri” için 35 yanıt

Abi bana çıkmıyor ki bir tane bile çıkmıyor kitap çekilişi yapılsa 2 kişiden biri olsam yine çıkmaz
Gizemlukk

yorumlarınız değerlidir